|
21.
y.y. Teknolojisi Allah'ın Sanatından Örnek Alacak...
Bazı
insanlar, Allah'ın canlılarda yarattığı üstün tasarım
örneklerini görmezden gelerek düşünmezler. Oysa bütün canlılar, bu alışkanlık
perdesini kaldıracak sırlarla doludur.
Bilim adamları her geçen gün doğada keşfettikleri benzersiz yapılar ve
sistemler karşısında hayrete düşmekte ve uzun araştırmalar sonucunda ortaya
çıkan bilgileri, insanlık yararına yeni teknolojiler üretmek için kullanmaktadırlar.
Doğada var olan mükemmel sistemlerin, uygulanan olağanüstü tekniklerin,
bilim adamlarının bilgisinin ve aklının çok üstünde olduğunun ortaya çıkmasıyla
teknoloji devleri doğadaki tasarımların yardımına başvurmaktadır. Doğanın
taklidi ile birlikte bilim adamları, gerek vakit ve emek açısından, gerekse
maddi kaynakların isabetli kullanılması bakımından çok önemli kazançlar
sağlamaktadırlar.
Korunan Yüzeyler
Her eşyanın yüzeyinin sudan, kirden hatta parlak ışıktan bile zarar görme
ihtimali vardır. Bu etkiyi yok etmek amacıyla bilim adamları araba ve
mobilya cilaları ve ultraviyole güneş ışınlarını engelleyen özel sıvılar
üretmişlerdir. Hepsinin amacı, yüzeyi, meydana gelebilecek herhangi bir
aşınma ve eskimeden korumaktır. Doğadaki hayvanlar ve bitkiler de, yüzeylerini
dış etkenlere karşı koruyacak birtakım kimyasal maddeler üretirler. Doğadaki
canlıların bünyeleri tarafından üretilen ve bilim adamlarını hayrete düşüren
bu kimyasal karışımlar, tasarımcıların taklit etmek için uğraştıkları
kompleks örneklerdir.
Alarm Sinyali Veren Bitkiler
Herkes bitkilerin tehlikeden kaçamadıklarını, dolayısıyla düşmanlarına
hemen teslim olduklarını zanneder.
Ancak yapılan araştırmalar durumun hiç de zannedildiği gibi olmadığını
ortaya çıkarmıştır. Tam tersine bitkiler de şaşırtıcı taktiklerle düşmanlarının
üstesinden gelmektedirler. Örneğin bazı bitkiler, yapraklarını kemiren
böcekleri uzaklaştırmak için kimi zaman zararlı kimyasallar üretirler,
kimi zaman da bu böceklerle beslenen avcı böcekleri çeken kimyasal kokular
yayarlar. Kuşkusuz her iki taktik de son derece akılcıdır. Nitekim tarımsal
alanda yapılan faaliyetlerde bu savunma stratejisi, çok etkili bir yöntem
olarak taklit edilmeye çalışılmaktadır. Almanya'daki Max Planck Kimyasal
Ekoloji Enstitüsü'nde 'bitki savunması genetiği' alanında çalışmalar yapan
Jonathan Gershenzon, bu akılcı stratejiyi gereği gibi taklit edebilirlerse,
gelecekte tarımsal ilaçlamaların zehirsiz yapılabileceğini düşünmektedir.
Bazı bitkiler tırtıllar tarafından saldırıya uğradıklarında hemen bu tırtıllarla
beslenen avcı böcekleri kendilerine çeken, uçucu bir kimyasal madde salgılarlar.
Yardıma çağrılan böceklerin özelliği ise yumurtalarını tırtılların içine
bırakmalarıdır. Tırtıldan habersiz onun içinde barınan ve yumurtadan çıkan
larvalar ise, bu tırtıllarla beslenerek büyüme imkanı bulurlar. Böylece
ekine zarar veren tırtıllar dolaylı bir strateji ile imha edilir.
Bitkinin, yapraklarının bir tırtıl tarafından yendiğini anlaması ise yine
kimyasal yöntemlerle gerçekleşir. Bitki, yapraklarını kaybettiği için
değil, tırtılın salyasındaki kimyasallara tepki olarak böyle bir alarm
sinyali verir. Basitmiş gibi görünen bu olayda üzerinde durulması gereken
pek çok konu vardır. Bunlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz:
Bitki,
tırtılın kimyasal salgısını nasıl algılamaktadır?
Bitki, alarm sinyali verdiğinde tırtıllardan kurtulacağını nereden bilmektedir?
Verilen sinyalin böceklerde davet etkisi yapacağını nereden bilmektedir?
Bitkinin, daveti doğru böceklere (saldırgan tırtıllarla beslenen) yapmasını
sağlayan nedir?
Verilen
sinyal sesli değil kimyasal bir salgı şeklindedir. Böceklerin kullandığı
kimyasallar da son derece karmaşık bir molekül yapısına sahiptir. Kimyasaldaki
en ufak bir eksiklik ya da yanlışlık, sinyalin niteliğini kaybettirebilir.
Bu durumda bitki bu sinyali veren kimyasalı kendi kendine nasıl üretebilmektedir?
(Harun Yahya, Biomimetik)
Şüphesiz beyni bile olmayan bir bitkinin tehlikeler karşısında çözüm üretmesi,
bir kimyager gibi kimyasal maddeleri tahlil etmesi, hatta bunu üretmesi,
planlı bir strateji yürütmesi mümkün değildir. Kuşkusuz ki, dolaylı olarak
bir düşmanı alt etmek üstün bir aklın ürünüdür. Bu aklın sahibi, bitkiyi
kusursuz özelliklerle yaratan ve kendisini korumak için neler yapması
gerektiğini ona ilham eden Yüce Allah'tır.
"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir,
'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde
olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir."
(Haşr Suresi, 24)

Kendisini Sürekli Temiz Tutan Lotus Bitkisi
Lotus
bitkisi (beyaz nilüfer), çamurlu ve kirli ortamlarda yetişir. Buna rağmen
bitkinin yaprakları sürekli temizdir. Çünkü bitki, üzerine en ufak bir
toz zerresi geldiğinde hemen yapraklarını sallar ve toz taneciklerini
belli noktalara doğru iter. Yaprağın üzerine düşen yağmur damlaları da
bu noktalara doğru yönlendirilir ve buradaki tozları süpürmesi sağlanır.
Lotus bitkisinin bu özelliği, yeni bir bina yüzeyinin tasarımı için araştırmacılara
ufuk açmıştır. Araştırmacılar Lotusun yaprağı gibi, yağmur sularını kullanarak
üzerindeki kiri temizleyen cephe kaplama malzemesi üretmişlerdir.
Böceklerdeki Korunma

İnsanların günlük hayatta kullandığı birçok koruyucu malzeme aslında doğadaki
canlılar tarafından çok daha önceden kullanılmaktadır. Ahşap kaplama bunlardan
yalnızca bir tanesidir. Böceklerin sert kabukları da onları, suya ve dışarıdan
gelebilecek hasarlara karşı korumaktadır. "Sclerotin" adı verilen
bir protein tarafından güçlendirilmiş bu kabuklar, böceklere doğadaki
en sert yüzeye sahip canlılar olma özelliğini verir.
Ayrıca
böceklerin kabuğunda bulunan kitin tabakası da rengini ve parlaklığını
zaman içerisinde yitirmez.Bütün bunlar düşünüldüğünde inşaatlarda dış
yüzeylerin kaplaması ve korunması için üretilecek sistemlerin böceklerinkine
benzer bir tasarıma sahip olmasının çok daha kazançlı olacağı açıkça görülmektedir..
DÜNYA
NEREYE GİDİYOR?
GELECEĞİN DÜNYASI NASIL OLACAK?
TARİH NEREYE DOĞRU AKIYOR?
TEKNOLOJİ DOĞAYI NASIL TAKLİT EDİYOR?
GELECEĞE GÖZ KIRPAN
TEKNOLOJİLER
- Nanoteknoloji
- Biyoduvar
- Robot Karınca
- Solar Kule
|

|