|
Teknolojide
Minyatürleşme Devrimi: NANOTEKNOLOJİ
Dünya,
insanın tüm yaşamını etkileyecek kadar büyük yeni bir teknolojik devrimin
eşiğinde. Nanoteknoloji adı verilen ve
atomlar veya molekülleri tek tek alıp hassas şekilde birleştirerek her
istenen ürünü elde etmek olarak tanımlayabileceğimiz
bu teknolojinin temeli, doğadaki atomik dizilimi taklit etme ilkesine
dayanıyor.
Nanoteknoloji
nedir?
Yunancada 'cüce' anlamına gelen nano, fizikte bir metrenin milyarda biri
anlamına gelen ölçü birimidir. Bu tanıma göre "nanoteknoloji"
insanın saç kılının 80 binde biri büyüklüğünde "nano" ölçüdeki
parçalarla uğraşan bilimdir. Tıpkı yap-boz oyununda parçaların birleştirilerek
istenen şeklin oluşturulması gibi, nanoteknolojide de atomlar veya moleküller
tek tek alınıp hassas şekilde birleştirilerek istenen ürün elde edilir.
Bilindiği gibi bütün maddeler atomlardan oluşmuştur. Özelliklerini de
atomlarının dizilişlerinden alırlar. Atomları hareket ettirebilecek boyutlarda
aletler geliştirilebildiği takdirde, doğadaki atomik dizilim taklit edilerek
herşey kopyalanabilir. Çünkü maddeleri farklı kılan; en küçük birim olan
atomların dizilişlerindeki çeşitliliktir. Atomları hareket ettirebilecek
bir teknoloji de bu çeşitliliğe bir ölçüde ulaşabilir. Sözgelimi kömür
moleküllerindeki atomları düzenleyebilirsek aynı moleküllerin farklı bir
dizilimi olan elmas elde edebiliriz.
Nanoteknolojide
Nasıl Bir Üretim Gerçekleşir? 
Günümüzde kullanılan üretim teknikleri, moleküler anlamda çok kaba tekniklerdir.
Döküm, taşlama, tornalama vs. atomların büyük kitleler halindeki hareketlerine
dayanır. Yapı taşları olan atomlar tek tek alınıp istenildiği gibi, üstelik
de ucuza mal olacak şekilde birleştirilebilir. Bu gelişme özellikle bilgisayar
sektöründe önümüzdeki yıllarda kullanıldığında tümüyle daha temiz, daha
dayanıklı, daha hafif ve daha hassas ürünlerin üretilmesi mümkün olacaktır.
Nanoteknolojiyle ilgili iki kavram daha vardır; mikro montaj ve kendi
kendine çoğalma. Mikro montaja olan ihtiyaç moleküler robot sanayiine
olan ilgiyi artırıyor. Bu şekilde moleküler boyutlarda ve hassasiyette
robotlar üretilmesi söz konusu olabilecek. Bu nano makineler aslında günlük
hayatta kullanılan aletlerin ve sistemlerin çok küçük birer kopyaları
olacaktır. Nano makinelere en iyi örnek tüm canlıların hücrelerinde bulunan
ve hemen hemen her çeşit proteini üretebilen ribozomlardır.
Ribozomlar oldukça küçük organellerdir (sadece birkaç mikro metre küp
boyutunda) ve amino asitleri hassas çizgisel bir sırayla arka arkaya dizer
ve proteinleri oluştururlar. Bu işlem için ribozomun belirli bir amino
asidi seçebilme tekniği vardır. Bunu özel bir tür transfer RNA molekülünün
yardımıyla yapar. Ribozomun bu işlemde izleyeceği sıra ona haberci RNA
(mRNA) tarafından bildirilir. İşte ribozomların bu işleyiş prensibi, mühendislik
alanında uygulanabildiğinde nanoteknoloji
hayatımızın her yönüne hitap edecektir.
Nanoteknoloji, benzeri görülmemiş özelliklerdeki yeni aygıtları üretmek
için atomların ve moleküllerin bilinen özelliklerini kullanacaktır. Eğer
bilim adamları bağımsız atomları ve molekülleri bir yapılanmada belli
ölçülerde ve sürede bir araya getirebilirlerse, bu buluş "programlanabilir
kendinden inşâ ve türeyen makineler çağı"nın başlangıcı olacaktır.
Nanoteknoloji ile üretim yapabilmek için bilim adamlarının üzerinde çalıştığı
üç temel adım vardır:
1. Bilim adamlarının bağımsız atomları tek tek kontrol edebilmeleri
için tek bir atomu tutup istenen noktaya
getirebilmeyi sağlayacak bir tekniğin geliştirilmesi.
2. İkinci adım nano ölçekli gözlem yapabilen, atomları ve molekülleri
isteğe göre kontrol etmeye
programlanabilen iş makineleri, yani "derleyici"ler üretmektir.
Uygun bir zaman çerçevesinde eşya üretebilmek için
trilyonlarca derleyicinin kullanılması.
3. Üçüncü adım olarak ise, yeterli sayıda derleyiciyi elde etmek
için varolanı sayısız kez "çoğaltmaya", "kopyalamaya"
programlanabilecek "çoğaltıcı"ları geliştirmesi. Otomatik bir
şekilde belirli bir ürünü üretmek için bu nanomakinelerin trilyonlarcası
bir arada çalışarak alışılmış üretim kalıplarını değiştirecek, üretim
maliyetini neredeyse sıfıra indirgeyebilecek, bol üretim yapılabilecek
ve ürünler hiç olmadıkları kadar ucuz ve sağlam olabilecektir.
Atomları ve molekülleri taşıyacak, yerleştirecek küçüklükteki ilk robot
kolun yapılmasıyla nanoteknolojinin ilk aşaması gerçekleşmiş olacaktır.
Böyle bir minyatür robot kolun ürettiği robot kollar da kendi benzerlerini
ve diğer nano ölçekli aygıtları yapacaklardır. Sayıları trilyonlara ulaştığında
da süper nano bilgisayarlar tarafından kontrol edilen bu sürü ile nesneler
üretilebilecektir.
Nerelerde
Kullanılabilecek?
Nanoteknoloji birçok bilim dalını kapsamasına karşın tıp alanında oldukça
çarpıcı gelişmelere imkan tanıyacaktır. Uzmanların görüşüne göre; gelecekte
mikroskobik robotlar vücudun dolaşım sistemine girerek hücre seviyesinde
onarım yapıp hastalıkları iyileştirebilecek. Nano algılayıcılar insan
vücudundaki hastalıkları çok önceden saptayarak erken tedavi olanağı tanıyacaktır.
Dahası ameliyat esnasında vücudun sadece hastalıklı bölgesine inen mikroskobik
cihazlar; yiyecekleri saran ve bakteriyel bozulma olduğunda rengi değişen
alüminyum folyo gibi ürünler elde edilebilecektir. Bu teknolojiyle üretilen
minik
aygıtlar adeta minik birer denizaltı gibi damarlarımızda dolaşabilecek
, yönlendirdiğimiz hücreye alıcıları vasıtasıyla yapışabilecek ve mikro
makaslarıyla adeta bir cerrah gibi hücredeki aksaklıkları giderebilecek,
hatta DNA üzerinde değişiklikler yapabilecekler.
Bu konuda en çok gelecek vaat eden ise nano materyallerdir. Çok hafif
ve dayanıklı olacak olan bu materyallerden yapılacak araba, uçak ve uzay
araçları ile çok az enerji tüketimiyle daha uzun ve güvenli yolculuklar
yapılabilecektir. Ayrıca doğada mevcut olan birçok teknoloji hayata geçirilebilecek
örneğin; lotus çiçeği yaprağının hiç ıslanmaması ve kirlenmemesi özelliğinden
yararlanılarak kirlenmeyen, ıslanmayan kaşıklar, çatallar, tabaklar, elbiseler
üretilebilecektir.
Bu
teknolojinin uzun vadede kullanılacağı alanlar şunlardır:
n Mikroskobik moleküler bilgisayarlar, enformasyon teknolojisi dünyasında
bir devrim yaratacaklardır. Moleküler bilgisayarlar sadece hesap ve işlem
yapmayacaklar, aynı zamanda kendilerini de çoğaltabilecekler.
- Bütün eşyalar atomlarına kadar ayrılıp tekrar daha yararlı malzemelerin
üretilmesinde kullanılabileceğinden mükemmel bir geri dönüşüm sağlanmış
olacak.
- Dünyadaki çevre kirlenmesinin önünün alınması ve mevcut kirlenmiş kaynakların
otomatik olarak temizlenmesi mümkün olabilecektir.
- Medikal Nanoteknoloji alanında sanal olarak hastalıkların önüne geçilmesi
ve yaşlanmanın yavaşlatılması
mümkün olabilir. Bir süper bilgisayar tarafından kontrol edilen ve vücudumuzun
yapay bağışıklık sistemini oluşturacak nanobot ordularının üretilmesi;
moleküler seviyede hücrelerin tamir edilmesi, DNA'yı işleyebilecek hatta
yaşlanmayı durdurabilecek robotların üretilmesi teorik olarak mümkündür.
- Vücuda gönderilecek programlanabilir makinelerin kullanımları çok geniş
olabilir. Hatta vücuda ek birbağışıklık sistemi de kazandırabilirler.
Hedef hücrelerin özellikleri programlandığında, mesela grip virüslerine
saldırabilir ve bünye hastalanmadan virüs istilasını durdurabilirler.
Aynı zamanda vücuttaki her bulguyu rapor edip doktorluk da yapabilirler.
- Asfalt yerine yüksek etkinlikli ve kendini türetebilecek solar hücrelerden
oluşan yollar dünyadaki enerji
üretimini dörde katlayabilir.
- Moleküler gıda sentezi ile kıtlık ve açlığın önlenmesi mümkün olabilir.
- Nanoteknoloji çevre konusunda da kullanılabilir. Temiz su kaynaklarını
kirleten maddeler ayrıştırılabilir,
denize dökülen petrol çözülerek temizlenebilir.
- Atom seviyesinde üretim yapılacağından çevreye verilecek zarar minimuma
indirilebilir.
İlk
Gelişmeler Nasıl Sonuç Verdi?
Nanoteknoloji alanında başta NASA olmak üzere dünyanın pek çok büyük araştırma
merkezleri ve önde gelen teknoloji enstitüleri milyonlarca dolarlık bütçelerle
araştırmalarını büyük bir hızla sürdürüyorlar. Geçtiğimiz Şubat ayında
yapılan Kolorado Bilim Konferansı'nda, 2004 yılı içerisinde, bir tuz zerresi
üzerine monte edilebilecek 400 adet dünyanın en yoğun bilgisayarının ilk
yürüyen çip yapımında kullanılabileceği, bunda başarılı olunduğu takdirde
gelecek adımın sinek büyüklüğündeki bir robot böcek yapımı olduğu dünya
basınına açıklandı ve bu büyük bir ilgiyle karşılandı. Bilgisayar alanında
bu gelişmelere paralel olarak, Malzeme Bilimindeki araştırmalarla çelikten
çok daha sağlam,
fakat çok daha hafif ve esnek, nano ölçülerde karbon borular yapılmıştır.
Üretim maliyeti günlük hayatta kullanılmasına şimdilik imkân vermeyen
karbon boruların gittikçe ucuzlaması, imalat alanında bir devrim yaratacaktır.
Başka örnek olarak deniz suyunu temizleme ve tuzdan arındırma amacıyla
üretilen nanomakineler, aktive edilmiş karbon atomlarından, genişlikleri
metrenin milyarda biri kadar olan "mikroborular" üretmekte kullanılabilirler.
Elektrik akımıyla harekete geçirilen bu borular deniz suyundaki sodyum
ve klor atomlarını ayrıştırabilirler. Bu teori de şu an proje aşamasına
geçmiş durumdadır. A.B.D Boston Üniversitesi'nde bağımsız bir grup araştırmacı
konu üzerinde çalışmalarına başlamıştır.
Nanoteknoloji
Hayatı Nasıl Değiştirecek?
Tüm insanlık için kökten değişim ve dönüşümleri beraberinde getirecek
bu gelişmelerin olası sonuçları üzerinde herkesin düşünmesi gerekmektedir.
Nano gelecekte herkes kendi bilgisayarına temel tüketim maddelerini üretmesi
için emir verebilecek. Evin bir köşesinde çalışan nanobot sürüleri de
istediğiniz malzemeyi, etrafımızda serbestçe dolaşmakta olan atomları
toplayıp işleyerek üretecekler.
Diğer akla gelen soru ise nano çağda paranın değerinin ne olacağıdır.
Ne de olsa atomlardan her şey sonsuz kere tekrar dönüştürülebilecek. Tuzlu
deniz suyundan bile altın ve kobalt üretmenin mümkün olduğu bir çağda
altının ne anlamı kalır? Paylaşımı üzerine savaşların yapıldığı kaynaklar
anlamını yitirince nasıl bir uygarlıkta yaşayacağız?
Öyle görülüyor ki insanlık olarak maddi zenginliğe ve gelişmiş fiziksel
sağlığa ulaşmanın eşiğindeyiz. Bilim adamlarının nanoteknoloji gibi doğayı
taklit yolu ile geliştirmeye çalıştığı birçok teknoloji, doğada zaten
yaratıldığı ilk günden itibaren mevcut... Bedeninizin her hücresi ve maddeyi
oluşturan her atom üstün bir yapıya sahiptir. Bilim adamlarının taklit
etmeye çalıştığı atomlardaki bu muhteşem düzen alemlerin Rabbi Allah'ın
sonsuz aklının delillerinden
yalnızca bir tanesidir.
"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde
ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle
takdir etmiştir." (Furkan Suresi, 2)
Nanoteknolojinin sağlayacağı imkanları kısaca şöyle sıralayabiliriz: 
- Her atomu tam istenilen yere yerleştirme imkanı
- Fizik ve kimya kurallarının mümkün kıldığı hemen hemen herşeyi atom
seviyesinde üretebilme imkanı
- Üretim maliyetlerinin ham madde maliyetlerini geçmediği ekonomik üretim
imkanı
Nanoteknolojiden
Ahir Zamana İşaretler
Ahir zaman, "son dönem" anlamına gelir ve İslam'a göre kıyamete
yakın bir zamanda yaşanacak bir dönemi ifade eder. Kuran'daki işaretler
ve Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki detaylı açıklamalar biraraya
getirildiğinde ortaya önemli bir sonuç çıkmaktadır. Ayet ve hadisler ahir
zamanın iki safhalı olduğunu göstermektedir. Birinci devre dünyanın maddi
ve manevi sorunlarla dolu olduğu bir dönem; bunun ardından gelecek ikinci
devre ise "Altınçağ" olarak adlandırılan, Kuran ahlakının ve
her alanda üstün bir refahın yaşanacağı bir çağdır. Dünyanın, Altınçağ'ın
sona ermesiyle birlikte çok hızlı bir sosyal çöküş içine girmesiyle de
kıyamet saatinin gelişi beklenmektedir. Altınçağ, ürünlerde ve mallarda
çok büyük bolluk ve bereketin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde ihtiyacı
olana istediğinden kat kat daha fazlası verilecek, en ufak bir sıkıntı,
yokluk, açlık yaşanmayacaktır. Yeryüzündeki tüm zenginlikler ortaya çıkacak,
topraktan her zamankinden çok daha fazla ürün elde edilecektir. Hayatın
her anında yaşanan bolluk ve bereket, İslam ahlakını yaşayan müminlere
Allah'ın verdiği bir güzellik
olacaktır. Konuyla ilgili Peygamber Efendimiz (sav)'in bazı hadisleri
şöyledir:
"…Muhakkak ki o zamanda mal çoğalıp su gibi akacak da, onu hiçbir
kimse (tenezzül edip) kabul etmeyecektir."
"Benim ümmetim o devirde öyle bir refah bulacak ki, o güne dek onun
mislini kesinlikle bulmamıştır. Yer yemişini (gıda ürünlerini) verecek
ve insanlardan hiçbir şey saklamayacak (vermemezlik etmeyecek)tır. Mal
da o gün çok birikmiş olacaktır." (Sünen-i İbni Mace, 10-347/ Ramuz
el Ahadis, s. 508/ İbni Mace-Tabarani'nin Kebiri)/
Nanoteknolojide beklenen gelişmeler maddi bolluğun yaşanacağı müjdelenen
bu döneme işaret ediyor olabilir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)
DÜNYA
NEREYE GİDİYOR?
GELECEĞİN DÜNYASI NASIL OLACAK?
TARİH NEREYE DOĞRU AKIYOR?
TEKNOLOJİ DOĞAYI NASIL TAKLİT EDİYOR?
GELECEĞE GÖZ KIRPAN
TEKNOLOJİLER
- Nanoteknoloji
- Biyoduvar
- Robot Karınca
- Solar Kule
|

|